Silikon Meme Protezi (Meme İmplantı)

Meme protezi (silikon meme protezi ya da meme implantı), memeye hacim kazandırmak ya da biçimini düzeltmek için meme dokusunun veya göğüs kasının arkasına yerleştirilen, dış kılıfı silikondan yapılmış tıbbi bir cihazdır. Protezler dolgusu, yüzeyi, şekli, profili ve hacmi bakımından farklılık gösterir; günümüzde çoğunlukla koheziv silikon jel dolgulu protezler kullanılır. Takıldıktan sonra da takip isteyen cihazlardır; kapsüler kontraktür, yırtılma ya da memedeki değişiklikler nedeniyle yıllar içinde yeni bir ameliyatla değiştirilmeleri veya çıkarılmaları gerekebilir. Protezin yerleştirildiği ameliyat, kesi yerleri ve iyileşme süreci meme büyütme ameliyatı sayfasında anlatılır; bu sayfa protezlerin kendisini ve uzun dönem takibini ele alır.

Meme protezlerini ayıran özellikleri gösteren infografik: silikon jel ve salin dolgu, pürüzsüz ve pürüzlü yüzey, önden yuvarlak ve anatomik şekil, yandan aynı taban genişliğinde düşük, orta ve yüksek profil; altta hacim seçimi ve uyarı notuHer cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

Meme Protezi Nedir?

Bir meme protezi iki ana bölümden oluşur: dışta esnek ve çok katmanlı bir silikon kılıf, içte ise silikon jel ya da steril tuzlu su (salin). Kılıfın katmanlarından biri, dolgunun kılıftan dışarıya sızmasını azaltmaya yönelik bir bariyer olarak tasarlanır. Protezler; estetik amaçlı meme büyütmede, sarkık memenin dikleştirildiği ve aynı ameliyatta hacim eklendiği protezli meme dikleştirmede, iki meme arasındaki belirgin farkların ve tüberöz meme gibi gelişimsel şekil bozukluklarının düzeltilmesinde ve meme kanseri tedavisinden sonra memenin yeniden yapılandırılmasında (rekonstrüksiyon) kullanılır. Bu sayfa estetik amaçlı kullanılan protezleri anlatır; hangi meme sorununda hangi ameliyatın düşünüldüğü meme estetiği sayfasında özetlenir.

Vücut, yerleştirilen her yabancı cismin çevresinde ince bir bağ dokusu zarı oluşturur; meme protezinin çevresinde de ameliyattan sonraki haftalarda bu zar (kapsül) gelişir. Kapsülün oluşması normaldir ve protezin yerinde durmasına yardımcı olur.

Meme Protezi Çeşitleri

Protezleri birbirinden ayıran beş temel özellik vardır: dolgu, yüzey, şekil, profil ve hacim. Bu özellikler birbirinden bağımsız seçilmez; örneğin anatomik (damla) protezler genellikle pürüzlü yüzeyli ve daha sıkı kıvamlı jelle üretilir. Aşağıdaki tablo her özelliğin neyi etkilediğini özetler.

ÖzellikSeçeneklerNeyi etkiler?
DolguSilikon jel; salin (steril tuzlu su)Dokunma hissi, yırtılmanın nasıl fark edildiği, kesinin uzunluğu
YüzeyPürüzsüz (düz); farklı derecelerde pürüzlü (dokulu) yüzeylerProtezin cep içindeki hareketi, dönme eğilimi, nadir görülen BIA-ALCL ile ilişkisi
ŞekilYuvarlak; anatomik (damla)Memenin üst ve alt bölümündeki dolgunluk dağılımı; protez dönerse şeklin etkilenip etkilenmeyeceği
ProfilDüşük, orta, yüksek, ekstra yüksekMemenin yandan bakıldığında ne kadar öne çıkacağı
Hacimcc (mililitre) olarak belirtilirBüyüme miktarı; deriye ve meme dokusuna binen yük

Dolgu: Silikon Jel ve Salin

Silikon jel dolgulu protezlerde jel koheziv, yani birbirine tutunan bir yapıdadır; amaç, kılıf yırtılsa bile jelin akıp yayılmadan bir bütün hâlinde kalmasıdır. Jelin kıvamı ürüne göre değişir: Daha yumuşak jeller doğal meme dokusuna yakın bir his verebilir; şekil kararlı (form-stabil) denilen daha sıkı jeller ise protezin biçimini korur ve özellikle anatomik protezlerde kullanılır. Jel sıkılaştıkça protez elle daha belirgin hissedilebilir.

Salin protezlerin kılıfı da silikondur; protez boş olarak yerleştirilir ve ameliyat sırasında doldurulur. Bu nedenle daha kısa bir kesiden yerleştirilebilir ve dolum miktarı ameliyatta sınırlı ölçüde ayarlanabilir. Sızdıran bir salin protez gözden kaçmaz: Tuzlu su emildikçe meme belirgin biçimde söner.

Yüzey: Pürüzsüz ve Pürüzlü Protezler

Pürüzsüz (düz) yüzeyli protezler, çevrelerinde oluşan kapsülün içinde bir miktar hareket edebilir. Pürüzlü (dokulu) yüzeyler ise çevre dokunun protez yüzeyine tutunmasını sağlayarak protezin kaymasını ve dönmesini azaltmak için geliştirilmiştir; anatomik protezlerin dönmeden yerinde kalması bu tutunmaya bağlıdır. Pürüzlülüğün derecesi ürüne göre çok farklıdır: makro ve mikro düzeyde pürüzlü yüzeyler, çok ince dokulu (nano) yüzeyler ve poliüretan kaplı protezler bulunur.

Yüzey seçimi aynı zamanda bir güvenlik konusudur. Protezle ilişkili nadir bir lenfoma türü olan BIA-ALCL, pürüzlü yüzeyli protezlerde, özellikle de belirgin pürüzlü (makro dokulu) olanlarda, pürüzsüz protezlere göre daha sık bildirilmiştir; bu nedenle bazı makro dokulu protez modelleri 2019’da birçok ülkede piyasadan çekilmiştir. Yüzey tipinin kapsüler kontraktür riskine etkisi konusunda ise çalışmaların sonuçları birbirinden farklıdır ve yeni geliştirilen yüzeylerin uzun dönem verileri henüz sınırlıdır.

Şekil ve Profil

Yuvarlak protezler her yönde simetrik olduğundan, cep içinde dönseler de meme şekli değişmez. Alt bölümü daha dolgun olan anatomik protezlerde ise cebin, protezin dönmesine izin vermeyecek ölçüde hazırlanması önem kazanır. İki şeklin görünüm farkı meme büyütme sayfasında karşılaştırılır.

Profil, protezin göğüs duvarından öne doğru ne kadar çıktığını anlatır ve her zaman taban genişliğiyle birlikte değerlendirilir. Taban genişliği aynı kaldığında profil yükseldikçe protezin öne çıkıklığı ve hacmi artar; hacim aynı kaldığında ise profil yükseldikçe taban daralır. Bu nedenle “yüksek profil” tek başına daha büyük bir protez anlamına gelmez. Profil adlandırmaları üreticiden üreticiye değiştiği için muayenede adlardan çok ölçüler konuşulur: taban genişliği, öne çıkıklık ve hacim.

Protezin Boyutu Nasıl Seçilir?

Protez boyutu yalnızca istenen büyüklüğe göre belirlenmez; memenin ve göğüs duvarının ölçüleri, protezi örtecek dokunun kalınlığı ve derinin esnekliği belirleyicidir. “Kaç cc?” sorusunun yanıtı da bu ölçümlerden sonra netleşir. Muayenede genellikle şunlar değerlendirilir:

  • Meme tabanının genişliği: Protezin taban genişliği, mevcut meme tabanını aşmayacak ve göğüs duvarına uyacak şekilde seçilir; hacim çoğu zaman bu ölçüye göre belirlenir.
  • Doku kalınlığı: Memenin üst bölümünde ve meme altı kıvrımında deri ile meme dokusunun kalınlığına bakılır. Bu ölçüm protezin üzerinde ne kadar doku kalacağını gösterir; protez tipinin ve yerleşim planının seçimini de etkiler.
  • Derinin esnekliği ve meme başı ile meme altı kıvrımı arasındaki mesafe: Derinin ne kadar gerilebildiği ve bu mesafe, protezin memenin hangi düzeyine oturacağını ve meme altı kıvrımının aşağı alınması gerekip gerekmediğini gösterir.
  • Göğüs kafesi ve asimetri: Kaburga yapısındaki ya da iki meme arasındaki farklar ölçülür; gerekirse iki tarafa farklı hacimde protez planlanır.
  • Beklentiler ve yaşam biçimi: İstediğiniz görünüm, giyim tercihleriniz ve yaptığınız sporlar konuşulur.

Sütyen içine yerleştirilen deneme protezleri ya da üç boyutlu simülasyon gibi yardımcı yöntemler olası büyüklük hakkında fikir verebilir, ancak sonucu birebir göstermez. Hacim ile sütyen bedeni arasında herkes için geçerli bir dönüşüm de yoktur: Aynı protez farklı göğüs yapılarında farklı görünür ve sütyen bedenleri markadan markaya değişir. Dokunun taşıyabileceğinin üzerindeki hacimler ise deriyi ve meme dokusunu yıllar içinde inceltebilir; protezin aşağı kaymasına, kenarlarının belirginleşmesine ve ek bir ameliyat gerekmesine yol açabilir.

Protezin Ömrü: Ne Kadar Dayanır, Ne Zaman Değiştirilir?

Bir protezin ne kadar dayanacağı önceden söylenemez. Uzun dönem takip çalışmaları, protez vücutta kaldıkça yırtılma ve kapsüler kontraktür gibi sorunların görülme olasılığının arttığını gösterir; ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) de protezlerin süresiz kalacak cihazlar olmadığını vurgular. Protez taşıyan bir kişinin, hayatının bir döneminde protezlerin değiştirilmesi ya da çıkarılması için yeniden ameliyat olabileceğini baştan bilmesi bu yüzden önemlidir. Öte yandan protezin yaşı tek başına bir değişim nedeni değildir: Yakınma yoksa ve kontrollerde bir sorun bulunmazsa, belirli bir yıl dolduğu için protezi değiştirmek gerekmez. Değişimi ya da çıkarmayı gündeme getiren başlıca durumlar şunlardır:

DurumNasıl fark edilir?Genellikle değerlendirilen çözüm
Kapsüler kontraktürMemede sertleşme, yuvarlaklaşma, protezin yukarı çekilmesi, bazen ağrıİleri derecelerde kapsülün çıkarılması ve protezin değiştirilmesi
Silikon protezde yırtılmaÇoğu zaman belirti vermez; kontrol görüntülemesinde saptanırProtezin değiştirilmesi ya da çıkarılması, gerekirse kapsülle birlikte
Salin protezde sönmeMemenin günler içinde belirgin şekilde küçülmesiProtezin değiştirilmesi
Protezin aşağı ya da yana kayması, memelerin ortada birbirine yaklaşmasıMeme başının yukarı bakması, protezin meme altı kıvrımının altına inmesi, iki meme arasındaki mesafenin değişmesiGenişlemiş cebin dikişlerle daraltılması ya da protez için yeni bir cep hazırlanması
Dalgalanma, protez kenarının görünmesi ya da ele gelmesiÖzellikle ince dokuda, öne eğilince belirginleşen kıvrımlarYağ enjeksiyonuyla doku desteği, yerleşim planının ya da protez tipinin değiştirilmesi
SarkmaMeme dokusunun protezin önünden aşağı inmesiProtez değişimiyle birlikte meme dikleştirme
Boyut ya da şekilden memnun olmamaKişinin kendi değerlendirmesiFarklı hacimde ya da tipte protez; küçültmede dikleştirme gerekebilir
EnfeksiyonKızarıklık, sıcaklık, artan ağrı, ateş ya da akıntıİlaç tedavisi; geçmezse protezin çıkarılması ve yeni protezin dokular iyileştikten sonra planlanması
Aylar ya da yıllar sonra sıvı birikmesiGenellikle tek memede, geçmeyen şişlikÖnce ultrason ve protez çevresindeki sıvının incelenmesi (BIA-ALCL açısından)

Kapsüler Kontraktür (Kapsül Kontraktürü) Nedir?

Kapsüler kontraktür, protezin çevresinde oluşan kapsülün kalınlaşması, sertleşmesi ve büzülerek protezi sıkıştırmasıdır. Meme protezleriyle ilgili sık karşılaşılan sorunlardan biridir ve protez ameliyatlarından sonra yeniden ameliyat gerekmesinin başlıca nedenleri arasında yer alır. Tek ya da iki memede gelişebilir; çoğu zaman ameliyattan sonraki ilk yıllarda ortaya çıkar, ancak yıllar sonra da görülebilir. Şiddeti, plastik cerrahide yaygın kullanılan Baker sınıflamasıyla derecelendirilir:

DereceMuayene ve görünümGenel yaklaşım
Baker IMeme yumuşaktır, görünümü doğaldırTedavi gerekmez
Baker IIMeme hafif serttir, görünümü normaldirGenellikle izlenir
Baker IIIMeme serttir ve şekli bozulmuşturAmeliyat değerlendirilir
Baker IVMeme sert ve ağrılıdır, şekil bozukluğu belirgindirAmeliyat değerlendirilir

Neden Olur?

Kapsülün neden bazı kişilerde sertleştiği tam olarak bilinmemektedir. En çok kabul gören açıklamalardan biri, protez yüzeyine yerleşen bakterilerin oluşturduğu ince bir tabakanın (biyofilm) sürekli, düşük düzeyli bir iltihaba yol açmasıdır. Ameliyattan sonra protez çevresinde kan ya da sıvı birikmesi, enfeksiyon, protezin yırtılması ve meme bölgesine radyoterapi uygulanması riski artıran etkenler arasındadır. Protezin yerleşim planı (kas üstü yerleşimde daha sık bildirilmiştir), kesi yeri ve yüzey tipi de çalışmalarda riskle ilişkilendirilmiştir. Ameliyat sırasında kanamanın dikkatle durdurulması, protez cebinin antiseptik ya da antibiyotikli solüsyonlarla yıkanması ve protezin olabildiğince az elle temas ettirilerek yerleştirilmesi riski azaltmaya yönelik önlemlerdir; ancak riski tamamen ortadan kaldırmaz.

Belirtiler ve Tedavi

Başlangıçta yalnızca memenin eskisinden sert olduğu fark edilebilir. İlerledikçe meme yuvarlaklaşıp “top gibi” bir görünüm alır, protez yukarı doğru çekilir ve iki meme arasında fark oluşur; ileri derecede gerginlik ve ağrı da eklenir. Tanı muayeneyle konur; ameliyat planlanmadan önce protezin bütünlüğü ultrason ya da MR ile değerlendirilir.

Şekil bozukluğunun ya da ağrının eşlik ettiği Baker III ve IV derecelerde tedavi cerrahidir: Kalınlaşmış kapsül kısmen ya da tamamen çıkarılır (kapsülektomi) ve protez yenisiyle değiştirilir. Gerektiğinde protez için farklı bir planda yeni bir cep hazırlanır; örneğin kas üstündeki bir protez kasın altına alınabilir. Seçilmiş durumlarda kapsül çıkarılmadan, kesilerek gevşetilebilir (kapsülotomi). Bazı ilaçların ve ultrason gibi ameliyatsız uygulamaların etkisi sınırlı çalışmalara dayanır. Ameliyatla düzeltilen bir kapsüler kontraktür yeniden gelişebilir; bu olasılık tedavi planlanırken konuşulur.

Nadir Ama Ciddi Durumlar: BIA-ALCL ve Diğerleri

BIA-ALCL (protezle ilişkili anaplastik büyük hücreli lenfoma), bağışıklık sistemi hücrelerinden gelişen nadir bir lenfoma türüdür; meme kanseri değildir. Çoğunlukla protezin çevresindeki sıvıda ya da kapsülde ortaya çıkar ve olguların büyük bölümü pürüzlü yüzeyli protezlerle ilişkilendirilmiştir. En sık belirtisi, ameliyattan genellikle yıllar sonra protez çevresinde biriken sıvının yol açtığı, bir memede geçmeyen şişliktir; daha seyrek olarak ele gelen bir kitle, sertleşme ya da ağrı görülür. Böyle bir durumda önce ultrason yapılır ve protez çevresindeki sıvı iğneyle alınarak özel testlerle incelenir. Tanı konduğunda tedavi, protezin ve çevresindeki kapsülün tamamının çıkarılmasıdır. Hastalık kapsülle sınırlıyken çoğu hastada bu ameliyat yeterli olur; geç tanı konan ilerlemiş olgularda kemoterapi ya da radyoterapi gibi ek tedaviler gerekebilir ve hastalık hayatı tehdit edebilir.

Son derece seyrek olarak, yassı hücreli karsinom ve BIA-ALCL dışındaki bazı lenfoma türlerinin de protezi saran kapsülden geliştiği bildirilmiştir. Bunlar da çoğunlukla ameliyattan yıllar sonra şişlik, kitle ya da ağrıyla kendini gösterir.

Protezle ilişkilendirilen sistemik yakınmalar: Bazı kişiler protezlerden sonra yorgunluk, eklem ve kas ağrıları, unutkanlık ve odaklanma güçlüğü ya da döküntü gibi yakınmalar tarif eder; bu tablo “breast implant illness” (BII) adıyla da bilinir. Yakınmaların nedeni henüz anlaşılamamıştır ve tanı koyduran bir test yoktur; benzer belirtilere yol açabilecek başka nedenler de araştırılır. Protezleri yeniden takılmadan çıkarılan kişilerin bir kısmında yakınmaların azaldığı bildirilmektedir, ancak bu herkes için öngörülebilir bir sonuç değildir. FDA, silikon jel dolgulu protezlerle bağ dokusu hastalıkları arasında bir ilişki saptamamıştır; konuyla ilgili araştırmalar sürmektedir.

Protezli Memede Kontrol ve Görüntüleme

Protezler vücutta kaldıkları sürece izlenmelidir. Ameliyattan sonraki kontrollerin takvimi cerrah tarafından belirlenir; sonraki yıllarda da memede bir değişiklik fark ettiğinizde muayene olmanız gerekir. Görüntülemenin iki ayrı amacı vardır:

  • Protezin bütünlüğünü kontrol etmek: Silikon protezdeki yırtılmalar çoğunlukla ancak görüntülemede fark edildiği için FDA, yakınması olmayan kişilerde ilk ultrason ya da MR’ın ameliyattan 5–6 yıl sonra, sonrakilerin ise 2–3 yılda bir yapılmasını önerir. Belirti varsa ya da ultrason sonucu net değilse MR tercih edilir; sessiz yırtılmayı göstermede MR, ultrasondan daha duyarlıdır. Salin protezlerde bu amaçla düzenli görüntüleme gerekmez.
  • Meme kanseri taraması: Protezler, yaşınıza ve risk durumunuza göre önerilen taramaların yerini almaz. Mamografide memeye uygulanan baskı protez kılıfına nadiren zarar verebilir; bu nedenle randevu alırken protez taşıdığınızı söyleyin, ekip baskıyı ve çekim tekniğini buna göre ayarlar.

MR çekilmesi gereken başka bir durumda meme protezleri genellikle engel oluşturmaz. Protezinizde ürün bilgisini taşıyan bir mikroçip bulunuyorsa ya da meme rekonstrüksiyonunda kullanılan, metal parçalı bir doku genişletici (ekspander) taşıyorsanız çekimden önce MR ekibine bildirin.

Protez Kartı ve Kayıtlar

Ameliyattan sonra size, protezlerin üreticisini, modelini, hacmini ve seri ya da lot numarasını gösteren bir implant kartı verilir. Bu kartı ve ameliyat raporunuzu saklamanız, ileride bir kontrol, değişim ameliyatı ya da ürünle ilgili bir güvenlik uyarısı söz konusu olduğunda protezlerinizin hızla tanımlanmasını sağlar.

Hemen Muayene Olmanız Gereken Değişiklikler

  • Bir memede kısa sürede gelişen ya da geçmeyen şişlik
  • Memede ya da koltuk altında yeni fark edilen bir kitle
  • Kızarıklık, sıcaklık, artan ağrı ya da ateş
  • Memenin sertleşmesi, şeklinin ya da boyutunun değişmesi
  • Kesi yerinde açılma, deride incelme ya da protezin deri altında belirginleşmesi

Meme Protezi Değişimi Nasıl Yapılır?

Meme protezi değişimi, mevcut protezlerin çıkarılıp yerlerine yenilerinin yerleştirildiği ameliyattır; çoğu zaman aynı seansta protezin çevresindeki kapsül ve cep de düzenlenir. Bu nedenle her değişim ameliyatı, değişimin nedenine göre ayrı planlanır. Ameliyat genellikle genel anestezi altında, T.C. Sağlık Bakanlığı ruhsatlı, tam donanımlı hastane koşullarında yapılır ve başlıca şu aşamalardan oluşur:

  1. Kesi: Çoğu zaman önceki ameliyatın izi kullanılır. Kapsülün çıkarılacağı ya da cebin yeniden düzenleneceği durumlarda meme altı kıvrımındaki bir kesi daha geniş bir çalışma alanı sağlayabilir.
  2. Protezin çıkarılması: Eski protez çıkarılır ve bütünlüğü incelenir; silikon jel kapsülün dışına taşmışsa çevre dokular olabildiğince temizlenir.
  3. Kapsülün değerlendirilmesi: İnce ve yumuşak bir kapsül yerinde bırakılabilir. Kapsüler kontraktürde, yırtılmada ya da kapsülde kireçlenme varsa kapsülün bir bölümü ya da tamamı çıkarılır. BIA-ALCL tanısı konduysa kapsül, protezle birlikte ve mümkünse tek parça hâlinde çıkarılır; çıkarılan doku patolojik incelemeye gönderilir.
  4. Cebin düzenlenmesi: Protez aşağı ya da yana kaydıysa genişlemiş cep, kapsüle atılan dikişlerle daraltılır; bu yeterli olmayacaksa protez, başka bir doku katmanında açılan yeni bir cebe alınır.
  5. Yeni protezin yerleştirilmesi: Yeni protezin tipi ve hacmi dokunun kalınlığına, cebin durumuna ve beklentinize göre seçilir; protezler yerleştirildikten sonra iki tarafın uyumu kontrol edilir.
  6. Gerekirse dikleştirme: Meme sarkmışsa protez değişimiyle birlikte meme dikleştirme (mastopeksi) yapılabilir; dokunun durumuna göre iki işlem ayrı seanslarda da planlanabilir.
  7. Kapatma: Kapsülün çıkarıldığı ameliyatlarda sıvı birikmesini önlemek için çoğu zaman kısa süreli bir dren konur; yara dikildikten sonra memeyi destekleyen medikal sütyen giydirilir.

Ameliyatın süresi yapılacak işlemlere göre değişir: Yalnızca protezin değiştirildiği bir ameliyat çoğu zaman ilk büyütme ameliyatına yakın sürer; kapsülün çıkarılması, cebin yeniden düzenlenmesi ya da dikleştirme eklendiğinde süre uzar. Çoğu hasta bir gece hastanede kalır.

Değişim ve Çıkarma Sonrası İyileşme

Aşağıdaki tablo genel bir çerçevedir; kapsülün çıkarılması ya da dikleştirme gibi ek işlemler iyileşmeyi uzatır. Size özel takvim taburculukta ve kontrollerde verilir.

DönemGenellikle neler olur?Öneriler
İlk 2–3 günGerginlik, şişlik ve hafif-orta düzeyde ağrı; kapsül çıkarıldıysa şişlik daha belirgin olabilir.Ağrı genellikle reçete edilen ilaçlarla kontrol edilir; kısa yürüyüşlere ilk günlerden başlanır. Dren konduysa, sıvı azaldığında birkaç gün içinde alınır.
1. haftaAğrı belirgin şekilde azalır.Masa başı işe genellikle ilk haftanın sonunda; kapsül çıkarıldıysa ya da dikleştirme eklendiyse genellikle 7–10 gün içinde dönülür.
2.–6. haftaŞişlik azalmaya devam eder; protez yerine oturmaya başlar.Medikal sütyen genellikle ilk ay gece-gündüz giyilir (dikleştirme eklendiyse genellikle 4–6 hafta). Ağır kaldırmaktan ve kolları zorlayan hareketlerden kaçınılır.
6.–8. haftaGünlük yaşam büyük ölçüde normale döner.Ağır sporlara genellikle en az 6–8 hafta sonra, kontroldeki değerlendirmeye göre dönülür.
3.–6. ayKalan şişlik çözülür; meme son biçimini almaya başlar.Son görünüm genellikle bu dönemde değerlendirilir; protezleri çıkarılan memelerde dokuların toparlanması aylar sürebilir.
6 ay – 1 yılİz olgunlaşır; çoğu kişide incelir ve solar.İz ilk yıl boyunca doğrudan güneşten korunur.

Değişim Ameliyatının Riskleri

Değişim ve çıkarma ameliyatlarında da ilk ameliyattakine benzer riskler vardır: kanama ve kan birikmesi, sıvı birikmesi, enfeksiyon, yara iyileşmesinde gecikme, belirgin iz, iki taraf arasında fark ve meme başında his değişikliği. Önceki ameliyatlarla incelmiş dokularda protez kenarları daha kolay belirginleşebilir ve dalgalanma görülebilir; kapsüler kontraktür yeniden gelişebilir ve bazı kişilerde ek bir düzeltme gerekebilir. Kapsülün tamamının çıkarılması daha kapsamlı bir işlemdir; kapsülün kaburgalara yapışık olduğu bölgelerde nadiren akciğeri saran zarla ilgili bir yaralanma (pnömotoraks) görülebilir. Sizin için geçerli riskler, ameliyattan önce muayenede ve aydınlatılmış onam sürecinde ayrıntılı olarak konuşulur.

Protezlerin Çıkarılması

Protezler bir komplikasyon nedeniyle, protezle ilişkilendirilen yakınmalar olduğunda ya da kişi artık protez taşımak istemediği için çıkarılabilir. Çıkarma ameliyatı, yeni protez takılmayan bir değişim ameliyatına benzer; ancak meme, protezin sağladığı hacim olmadan yeniden şekilleneceği için plan buna göre yapılır. Başlıca seçenekler şunlardır:

  • Yalnızca protezin çıkarılması: Sorunsuz bir kapsüle dokunulmayabilir; bu, cerrahiyi sınırlı tutar ve kanama gibi yerel sorunların olasılığını azaltır.
  • Kapsülle birlikte çıkarma: Kapsülün bir bölümünü ya da tamamını çıkarmayı gerektiren durumlar, değişim ameliyatında sayılanlarla aynıdır. Sorun olmayan bir kapsülün her durumda çıkarılması gerekip gerekmediği tartışmalıdır; karar bulgulara göre verilir.
  • Dikleştirmeyle birlikte: Protezin gerdiği deri, protez çıkarıldıktan sonra boşalmış ve sarkık görünebilir. Bu durumda meme dikleştirme aynı seansta ya da dokuların toparlanması için birkaç ay beklendikten sonra yapılabilir.
  • Yağ enjeksiyonuyla birlikte: Kaybedilen hacmin bir kısmını yerine koymak için liposuction (yağ aldırma) ile karın ya da uyluk gibi bir bölgeden alınan yağ memeye verilebilir. Verilen yağın bir bölümü emildiği için hacim artışı sınırlıdır ve ikinci bir seans gerekebilir.

Protezleri çıkarılan memenin nasıl görüneceği; protezin boyutuna, ne kadar süre yerinde kaldığına, meme dokusunun kalınlığına ve derinin esnekliğine bağlıdır. Meme ameliyattan öncekinden küçük ve gevşek görünebilir; deride kırışıklık, çukurlaşma ya da göğüs duvarında hafif bir içe çökme fark edilebilir. Bu değişikliklerin bir kısmı aylar içinde azalır. Ameliyattan önce bu olasılıklar ve hangi seçeneğin size uygun olduğu birlikte değerlendirilir.

Fiyatı Neye Göre Belirlenir?

Meme protezi ameliyatlarının ücreti kişiye göre değişir ve muayenede size özel plan netleştikten sonra belirlenir. Ücreti etkileyen başlıca etkenler şunlardır:

  • Ameliyatın türü: ilk kez protez yerleştirilmesi, protez değişimi ya da protezlerin çıkarılması
  • Kapsülün çıkarılması, cebin yeniden düzenlenmesi, dikleştirme ya da yağ enjeksiyonu gibi ek işlemler
  • Kullanılacak protezin tipi
  • Anestezi türü, ameliyatın süresi ve hastanede kalış
  • Ameliyat öncesi tetkikler ve görüntüleme (ultrason ya da MR), gerekiyorsa patolojik inceleme
  • Medikal sütyen gibi malzemeler ve kontrol muayeneleri

Ücret bilgisi için önce muayene gerekir; muayene günü ve saati için iletişim bilgilerimizi kullanabilirsiniz.

Meme Protezleri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Silikon meme patlarsa ne olur?

Kılıf yırtıldığında koheziv jel çoğu zaman protezin çevresindeki kapsülün içinde kalır (kapsül içi yırtılma) ve meme görünümünü değiştirmeyebilir. Jel kapsülün dışına çıkarsa memede ya da koltuk altında küçük sertlikler, şekil değişikliği, ağrı veya his değişikliği görülebilir. Yırtılma acil bir durum değildir; MR ile doğrulandıktan sonra protezin değiştirilmesi ya da çıkarılması planlanır.

Protez ne zaman yumuşar, ne zaman yerine oturur?

Ameliyattan sonraki ilk haftalarda protezler, şişlik ile derinin ve göğüs kasının gerginliği nedeniyle olması gerekenden yukarıda ve sert durabilir. Dokular gevşedikçe protez aşağıya doğru yerleşir, meme yumuşar ve alt bölümü dolgunlaşır; bu süreç aylar içinde tamamlanır ve kas altına yerleştirilen protezlerde daha uzun sürebilir. İki taraf aynı hızda oturmayabilir; aylar geçtiği hâlde bir protez belirgin şekilde yukarıda ve sert kalıyorsa kontrolde değerlendirilmelidir.

Kapsül kontraktürü masajla geçer mi?

Gelişmiş bir kapsüler kontraktürün masajla gerilediğini gösteren güçlü bir kanıt yoktur. Bazı cerrahlar, özellikle pürüzsüz protezlerden sonraki ilk aylarda nazik masaj önerir; pürüzlü protezlerde ise dokunun protez yüzeyine tutunması istendiği için genellikle masaj önerilmez. Masaj yapıp yapmayacağınızı ve nasıl yapacağınızı cerrahınıza sorun. Memeyi dışarıdan güçlü biçimde sıkarak kapsülü yırtmaya dayanan eski yöntem (kapalı kapsülotomi), protezin yırtılması ve kanama riski nedeniyle önerilmez.

Silikon meme dokununca ya da dışarıdan anlaşılır mı?

Bu; protezin boyutuna ve profiline, yerleştirildiği plana, protezi örten dokunun kalınlığına ve cilt yapısına bağlıdır. Meme dokusu yeterli olan ve dokusuna uygun boyutta protez seçilen kişilerde protez çoğu zaman dışarıdan belirgin değildir; ince yapılı kişilerde ve büyük protezlerde ise kenarlar ele gelebilir, öne eğilince ya da yatarken dalgalanma görülebilir. Dokunulduğunda protezli meme, protezsiz memeden biraz daha sıkı ve yuvarlak hissedilebilir. Sonucun nasıl görüneceği kişiden kişiye değiştiği için önceden tam olarak öngörülemez.

Protez kaç gram gelir, memede ağırlık yapar mı?

Silikon jelin yoğunluğu suya yakın olduğu için bir protezin gram cinsinden ağırlığı, cc cinsinden hacmine yaklaşık olarak eşittir; kabaca her 100 cc için 100 gram hesaplanabilir. Ölçülü hacimlerde bu ağırlık, iyileşme tamamlandıktan sonra çoğu kişide günlük yaşamda fark edilmez. Hacim büyüdükçe protezin ağırlığı da artar; yıllar içinde bu ek yük, derinin gerilmesine ve memenin sarkmasına katkıda bulunabilir.

Takılı protezimin tipini ve boyutunu bilmiyorum; ne yapmalıyım?

Önce ameliyatın yapıldığı kurumdan ameliyat raporunuzu ve kullanılan protezin ürün bilgilerini isteyebilirsiniz; implant kartı kaybolduysa bu bilgiler çoğu zaman kurumun kayıtlarında bulunur. Bilgiye ulaşılamazsa muayene ile ultrason ya da MR; protezin bütünlüğü, yaklaşık boyutu ve yerleşim planı hakkında fikir verir, ancak modelini ve yüzey tipini her zaman göstermez. Yüzey tipinin bilinmesi, BIA-ALCL açısından takibin planlanmasında da yararlıdır; değişim planlanıyorsa protez ameliyat sırasında tanımlanır.

Protez değiştirilirken boyutu da değiştirilebilir mi?

Evet; değişim ameliyatında daha küçük, daha büyük ya da farklı şekilde bir protez seçilebilir. Daha küçük bir proteze geçildiğinde deri ve cep yeni hacme göre bol kalabileceği için cep daraltılır, gerekirse dikleştirme eklenir. Daha büyük bir protez ise ancak deri ve meme dokusu yeni hacmi taşıyabilecek durumdaysa planlanır; uzun süre protez taşımış dokular incelmiş olabilir. Yeni boyut, eski protezin ölçülerinden çok memenin bugünkü durumuna göre belirlenir.

Pürüzlü protezim var; lenfoma riski nedeniyle aldırmalı mıyım?

Yakınması olmayan kişilerde, yalnızca BIA-ALCL riski nedeniyle protezlerin çıkarılması FDA tarafından önerilmemektedir; bu öneri, piyasadan çekilen modellerden birini taşıyan kişiler için de geçerlidir. Önemli olan, memede bir değişiklik fark ettiğinizde gecikmeden muayene olmak ve kontrollerinizi sürdürmektir. Kaygınız sürüyorsa protezleri değiştirme ya da çıkarma seçeneklerini, bu ameliyatların kendi riskleriyle birlikte muayenede konuşabilirsiniz.

Muayene ve Randevu

Daha önce protez ameliyatı olduysanız muayeneye implant kartınızı, ameliyat raporunuzu ve varsa son ultrason, MR ya da mamografi sonuçlarınızı getirmeniz değerlendirmeyi kolaylaştırır. Görüşmede şu soruları sormanız yararlı olabilir:

  • Benim için hangi yüzey, şekil ve profilde bir protez öneriliyor; neden?
  • Dokum hangi hacmi taşıyabilir?
  • Protezlerim için nasıl bir kontrol ve görüntüleme takvimi uygun?
  • Mevcut protezlerimde bir sorun var mı; değişim ya da çıkarma gerekiyor mu?
  • Kapsülün çıkarılması, cep değişikliği ya da dikleştirme gerekecek mi?
  • İşe, spora ve günlük hayatıma ne zaman dönebilirim?
  • Ücrete neler dâhil?

Sonuçlar kişiden kişiye değişir; muayenenin amacı, size uygun bir seçenek olup olmadığını ve varsa hangisi olduğunu birlikte netleştirmektir. Op. Dr. Ayberk Akçay, EBOPRAS Fellow ve TPRECD asil üyesi plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahtır; muayenehanesi Teşvikiye, Şişli’dedir. Eğitimi ve üyelikleri hakkında bilgi alabilir, İstanbul’daki muayenehanede randevu için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Son güncelleme: Site editörü: 0532 178 83 05İletişim

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.