Göz kapağı düşüklüğü (tıbbi adıyla pitozis ya da pitoz), üst göz kapağı kenarının olması gereken seviyenin altına inmesidir. Kapak kenarı göz bebeğine yaklaştıkça bakış yorgun ya da uykulu görünür; düşüklük arttığında görüş alanının üst bölümü daralır. Sorun fazla deride değil; çoğu zaman kapağı kaldıran kasta ya da bu kasın kirişindedir, bu nedenle yalnızca deri alınarak düzeltilemez. Aşağıda pitozisin nedenleri, göz kapağı sarkmasından ve kaş düşüklüğünden farkı, ameliyat yöntemleri, iyileşme süreci ve riskler yer alıyor.
Göz Kapağı Düşüklüğü (Pitozis) Nedir?
Üst göz kapağını açan başlıca yapılar, kapağı kaldıran kas (levator) ve bu kası kapak kenarının üzerindeki sıkı doku plakasına (tarsus) bağlayan ince kiriştir (aponöroz). Göz karşıya bakarken üst kapak kenarı normalde gözün renkli bölümünün (iris) üst kenarını hafifçe örter; göz bebeği ise tamamen açıkta kalır. Kas ya da kiriş gevşediğinde, zayıfladığında ya da kası çalıştıran sinirin uyarısı azaldığında kapak kenarı aşağı iner.
Düşüklük tek gözde ya da iki gözde birden görülebilir. Hafif olduğunda çoğu zaman iki göz arasındaki farkla ya da yorgun bir bakışla fark edilir; ileri olduğunda göz bebeğinin bir bölümünü örterek görmeyi etkiler. Halk arasında “göz kapağı düşüklüğü” sözü kapağın üzerine sarkan fazla deri için de kullanılır; tıpta ise pitozis yalnızca kapak kenarının kendisinin düşmesini anlatır.
Hangi Belirtiler Görülür?
- Bir ya da iki üst kapak kenarının göz bebeğine yaklaşması; gözlerin kısık ya da uykulu görünmesi
- İki göz arasında kapak yüksekliğinde ya da kapak kıvrımında fark
- Görüş alanının üstten daralması; okumak ya da araç kullanmak gibi işlerde zorlanma
- Görebilmek için farkında olmadan kaşları kaldırmak, başı geriye atmak ya da çeneyi yukarı kaldırmak
- Alında belirginleşen yatay çizgiler; gün sonunda alında gerginlik ve göz yorgunluğu
Göz Kapağı Düşüklüğü mü, Göz Kapağı Sarkması mı, Kaş Düşüklüğü mü?
Aynada “düşük göz kapağı” gibi görünen üç ayrı durum vardır ve tedavileri farklıdır: kapak kenarının düştüğü pitozis, kenar yerindeyken fazla derinin üzerine katlandığı göz kapağı sarkması (dermatoşalazis) ve aşağı inen kaşın kapak derisini gözün üzerine ittiği kaş düşüklüğü. Çizim normal kapağı pitozis ve göz kapağı sarkmasıyla karşılaştırır, tablo ise üç durumu birlikte özetler; hangisinin ya da hangilerinin bulunduğu muayenede ayırt edilir.
Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
| Özellik | Göz kapağı düşüklüğü (pitozis) | Göz kapağı sarkması (dermatoşalazis) | Kaş düşüklüğü |
|---|---|---|---|
| Sorunun kaynağı | Kapağı kaldıran kas ya da kirişi | Üst kapaktaki fazla deri, bazen yağ | Kaşın ve alın dokularının aşağı inmesi |
| Kapak kenarı | Olması gerekenden aşağıda; göz bebeğine yaklaşabilir ya da bir bölümünü örtebilir | Çoğunlukla yerinde; fazla deri kenarın üzerine katlanır | Çoğunlukla yerinde; kaş, kapak derisini aşağı iter |
| Sık görülen ipucu | İki göz arasında yükseklik farkı; görmek için kaşları kaldırma ya da başı geriye atma | Kapak kıvrımının kaybolması; dış köşede deri katlantısı | Kaşlar parmak uçlarıyla hafifçe kaldırıldığında kapaktaki ağırlığın azalması |
| Yalnızca deri almak yeterli mi? | Hayır; kasın ya da kirişin onarılması gerekir | Sorun yalnızca deriyse evet | Hayır; kaş daha da aşağı inebilir |
| Tedavi | Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı | Üst göz kapağı estetiği (blefaroplasti) | Kaş kaldırma ya da şakak germe |
Bu durumlar sık sık bir arada bulunur; özellikle ileri yaşlarda kapak düşüklüğüne fazla deri ve kaş düşüklüğü de eşlik edebilir. Fazla derinin nasıl düzeltildiği göz kapağı estetiği (blefaroplasti) sayfasında, kaşın konumunun nasıl değerlendirildiği kaş kaldırma ameliyatı sayfasında anlatılır.
Göz Kapağı Düşüklüğü Neden Olur?
Pitozis doğuştan olabilir ya da sonradan gelişebilir. Hangi yöntemin uygun olduğunu büyük ölçüde bu ayrım ve kapağı kaldıran kasın ne kadar çalıştığı belirler.
Doğuştan (Konjenital) Pitozis
Doğuştan düşüklükte kapağı kaldıran kas anne karnında yeterince gelişmemiştir; kas dokusu daha az esnektir ve kapağı yeterince kaldıramaz. Çoğunlukla doğumdan itibaren fark edilir; tek ya da iki gözde görülebilir ve çocukluk çağında görme gelişimini etkileyebilir.
Sonradan Gelişen (Edinsel) Pitozis
- Yaşa bağlı (aponörotik) düşüklük: Yetişkinlerde sık görülen türdür. Kapağı kaldıran kasın kirişi yıllar içinde incelir, gevşer ya da kapağa tutunduğu yerden ayrılır; kasın kendisi ise çoğu zaman çalışmaya devam eder.
- Uzun süreli (özellikle sert) kontakt lens kullanımı: Lens yıllarca takılıp çıkarılırken kapağın tekrar tekrar gerilmesi kirişin gevşemesine katkıda bulunabilir; bu yüzden düşüklük lens kullananlarda daha erken başlayabilir.
- Göz ameliyatları ve darbeler: Katarakt gibi göz ameliyatlarından sonra ya da göz çevresine alınan bir darbenin ardından kapak düşebilir.
- Kapakta ağırlık yapan durumlar: Kapaktaki bir şişlik, kist ya da kitle kapağı aşağı çekebilir.
- Sinir ve kas hastalıkları: Kapağı kaldıran kası çalıştıran sinirin etkilenmesi ya da myastenia gravis gibi kas ve sinir hastalıkları kapak düşüklüğüne yol açabilir. Bu durumlarda öncelik altta yatan hastalığın tanısı ve tedavisidir.
Hangi Durumlarda Acil Değerlendirme Gerekir?
Kapak düşüklüğü çoğu zaman yıllar içinde yavaşça gelişir. Aşağıdaki durumlarda ise düşüklük, sinirleri ya da kasları etkileyen ve hızla tanı konması gereken bir hastalığın belirtisi olabilir:
- Saatler ya da günler içinde ortaya çıkan, ani başlayan kapak düşüklüğü
- Kapak düşüklüğüyle birlikte çift görme ya da göz hareketlerinde kısıtlılık
- İki göz bebeği arasında belirgin büyüklük farkı
- Düşüklüğe eşlik eden baş, göz ya da boyun ağrısı
- Gün içinde belirgin şekilde değişen, yorgunlukla artıp dinlenince düzelen düşüklük
- Yutma, konuşma ya da nefes almada güçlük; yüzde, kollarda ya da bacaklarda güçsüzlük
Bu belirtilerden biri varsa vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları ya da nöroloji uzmanına başvurulmalıdır; düşüklük aniden başladıysa ya da çift görme, göz bebekleri arasında fark, şiddetli baş ağrısı, yutma veya nefes almada güçlük eşlik ediyorsa acil servise gidilmelidir. Böyle bir durumda öncelik düşüklüğün nedenini bulmaktır; estetik ya da cerrahi bir planlama ancak bu değerlendirme tamamlandıktan sonra konuşulur.
Çocuklarda Göz Kapağı Düşüklüğü
Çocuklarda kapak düşüklüğü çoğunlukla doğuştandır ve yalnızca bir görünüm sorunu değildir. Görme yaşamın ilk yıllarında gelişmeye devam eder; düşük kapak göz bebeğini örterse ya da göze baskı yaparak bir kırma kusuruna (astigmatizma) yol açarsa o gözde göz tembelliği (ambliyopi) gelişebilir. Bu nedenle bebeklik ya da çocuklukta fark edilen kapak düşüklüğünün erken dönemde bir çocuk göz hastalıkları uzmanınca değerlendirilmesi önemlidir.
Başını geriye atarak, çenesini ya da kaşlarını kaldırarak bakan bir çocuk, düşük kapağın altından görmeye çalışıyor olabilir. Ameliyatın zamanlamasını görmenin ne ölçüde etkilendiği belirler: Kapak göz bebeğini kapatıyorsa ya da göz tembelliği riski varsa ameliyat erken yaşta gündeme gelebilir; görme gelişimi tehlikede değilse çocuk düzenli göz muayeneleriyle izlenir ve ameliyat daha ileri bir yaşa planlanabilir. Kas gücü çok zayıfsa çocuklarda çoğunlukla kaş askısı tercih edilir. Karar ve sonrasındaki görme takibi çocuk göz hastalıkları uzmanıyla birlikte planlanır; göz tembelliği varsa göz kapama ya da gözlük gibi tedaviler ameliyattan sonra da sürer.
Muayenede Neler Değerlendirilir?
Ameliyat planı birkaç basit ölçüme dayanır; muayenede şunlara bakılır:
- Öykü: Düşüklüğün ne zaman başladığı, tek ya da iki taraflı olduğu ve gün içinde değişip değişmediği; kontakt lens kullanımı, geçirilmiş göz ameliyatları, darbeler ve kullanılan ilaçlar. Eski fotoğraflar düşüklüğün ne zaman başladığını göstermeye yardımcı olur.
- Kapak yüksekliği: Göz karşıya bakarken kapak kenarının göz bebeğinin ortasına uzaklığı ölçülür ve iki göz karşılaştırılır; bu, kapağın ne kadar kaldırılması gerektiğini gösterir.
- Kas gücü: Alın kasının yardımını engellemek için kaş hafifçe sabitlenir; kişi aşağıdan yukarıya bakarken kapak kenarının ne kadar yol aldığı ölçülür. Bu, kasın ne kadar çalıştığını gösterir ve yöntemi belirleyen başlıca bulgudur.
- Kapak kıvrımı, deri ve kaş: Kapak kıvrımının yeri, fazla deri ve yağ, kaşın konumu ve görebilmek için alın kasının ne kadar kullanıldığı.
- Göz yüzeyi: Göz kuruluğu ve göz kapanırken kapakların tam birleşip birleşmediği; ameliyattan sonra göz bir süre tam kapanmayabileceği için önemlidir.
- Göz bebekleri ve göz hareketleri: Sinir ya da kas kaynaklı bir nedeni gözden kaçırmamak için kontrol edilir.
Gerekirse göze damlatılan bir damlayla kapağın ne kadar yükseldiğine bakılır; bu, kapağın iç yüzünden yapılan yöntemin uygun olup olmadığı hakkında fikir verir. Görmenin etkilendiği durumlarda görme alanı ölçümü istenebilir. Beyin iki üst kapağı kaldıran kaslara eşit uyarı gönderdiği için düşük kapak kaldırıldığında diğer kapak bir miktar inebilir; bu nedenle tek taraflı görünen düşüklüklerde de iki göz birlikte değerlendirilir. Bazen düşük görünen kapak normaldir ve asıl değişiklik diğer kapağın yukarı çekilmesidir (örneğin tiroid hastalığında); bu ayrım da muayenede yapılır.
Ameliyat genellikle düşüklüğün görüşü daralttığı, iki göz arasında belirgin fark ya da yorgun bir görünüm yarattığı ve genel sağlık durumu uygun olan kişilerde planlanır. Kontrol altında olmayan tansiyon, diyabet, tiroid hastalığı ya da ciddi göz kuruluğu önce değerlendirilir. Kanamayı artırabilecek ilaçlar ve bitkisel takviyeler doktor kontrolünde kesilir; sigara ve alkolün ameliyattan en az 2 hafta önce bırakılması istenir.
Göz Kapağı Düşüklüğü Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Amaç, kapak kenarını görüşü açacak ve diğer gözle dengeli olacak bir yüksekliğe taşımaktır. Yöntem; düşüklüğün miktarına, kas gücüne ve nedenine göre muayenede belirlenir. Ameliyat T.C. Sağlık Bakanlığı ruhsatlı, tam donanımlı hastane koşullarında yapılır; yetişkinlerde genellikle lokal anestezi ve hafif sedasyon, çocuklarda genel anestezi uygulanır ve hastaların çoğu aynı gün evine döner. Uygun vakalarda kullanılan başlıca yaklaşımlar şunlardır:
Kapak Kıvrımından Kas Onarımı
Yaşa bağlı ve kas gücünün iyi olduğu düşüklüklerde sık kullanılan yaklaşımdır. Üst kapağın doğal katlanma çizgisinden yapılan kesiyle kirişe ulaşılır; gevşemiş ya da ayrılmış kiriş öne alınarak kapak plakasına yeniden dikilir, kas gücü daha zayıfsa kas kısaltılarak kapak daha fazla kaldırılabilir. Lokal anestezide hastadan gözlerini açıp kapatması istenebilir; böylece kapağın yüksekliği ve kavsi ameliyat sırasında, iki göz arasında dengeli olması hedeflenerek ayarlanır. Kesi kapak kıvrımında kalır ve göz açıkken büyük ölçüde gizlenir.
Kapağın İç Yüzünden Yaklaşım (Konjonktival Yöntem)
Düşüklüğü hafif, kas gücü iyi olan uygun hastalarda kapak ters çevrilerek iç yüzündeki ince zardan (konjonktiva) çalışılır; kapağın yüksekliğine katkıda bulunan küçük ikinci kas (Müller kası) kısaltılarak kapak kaldırılır. Ciltte kesi yapılmaz. Düşüklük belirginse ya da kapak kıvrımının da düzenlenmesi gerekiyorsa kapak kıvrımından yapılan onarım tercih edilir.
Kaş Askısı (Frontal Askı) Yöntemi
Kapağı kaldıran kas çok az çalışıyorsa ya da hiç çalışmıyorsa kası onarmak kapağı yeterince kaldırmaz; bu durum çoğunlukla doğuştan düşüklüklerde, bazen de sinir ya da kas hastalıklarında görülür. Kaş askısında kapak, ince bir askı materyaliyle ya da kişinin kendi dokusundan (çoğunlukla uyluktan küçük bir kesiyle alınan) bir şeritle alın kasına bağlanır; askı, kapakta ve kaşın üzerinde açılan küçük kesilerden geçirilir. Böylece kaş kalktığında kapak da kalkar. Göz kapanırken kapaklar özellikle ilk dönemde tam birleşmeyebilir; aşağı bakarken kapağın biraz yukarıda kalması ise bu yöntemde çoğu zaman devam eder. Bu yüzden göz yüzeyinin korunması ve düzenli kontroller önemlidir.
Göz Kapağı Estetiğiyle Aynı Seansta
Üst kapakta fazla deri de varsa düşüklük onarımı ve derinin alınması (üst blefaroplasti) aynı kesiden, aynı seansta yapılabilir; tek ameliyat ve tek iyileşme süreciyle kapak kenarı ve kapak derisi birlikte ele alınır. Kaşın tamamı düşmüşse kaş kaldırma, yalnızca dış ucu düşmüşse şakak germe de plana eklenebilir. Görmek için uzun süredir kaşlarını kaldıran kişilerde kapak kaldırıldıktan sonra kaşlar bir miktar inebilir; deri ve kaş planı bu yüzden düşüklükle birlikte yapılır.
Ameliyat Sonrası İyileşme
İyileşme göz kapağı estetiğindekine benzer bir seyir izler; süreler kişiye ve yönteme göre değişir:
- İlk 48 saat: Şişlik, morluk, gerginlik ve hafif sızıntı olabilir; soğuk kompres ve başı yüksekte tutarak yatmak şişliği azaltır. Göz ilk günlerde tam kapanmayabilir; reçete edilen damla ve merhemler göz yüzeyini korur.
- İlk hafta: Şişlik ve morluk azalmaya başlar; dikişler genellikle ilk hafta içinde alınır ya da kendiliğinden erir.
- 7-10. gün: Masa başı çalışanların çoğu işine döner.
- 2. hafta: Şişlik ve morluk genellikle belirgin şekilde azalmıştır; sosyal hayata dönüş çoğunlukla bu haftayı bulur ve kesi yerleri iyileştikten sonra hafif göz makyajına başlanabilir.
- 4-6. hafta: Ağır egzersize ve ağır kaldırmaya genellikle bu dönemde, doktor onayıyla dönülür.
- 3-6. ay: Kalan şişlik çözülür; kapak yüksekliği, kapak kıvrımı ve iz son görünümüne yaklaşır.
İlk haftalarda şişlik nedeniyle kapak olduğundan farklı bir yükseklikte görünebilir ve iki göz arasında geçici farklar olabilir; sonucu değerlendirmek için şişliğin inmesi beklenir. Kontakt lens en az ilk iki hafta kullanılmaz; ne zaman yeniden takılabileceği kontrolde belirlenir. Gözleri ovuşturmamak, tozlu ortamlardan uzak durmak ve güneş gözlüğü kullanmak önerilir; sedasyon nedeniyle ameliyat günü araç kullanılmaz. Şiddetli ya da giderek artan ağrı, hızla artan şişlik veya görmede azalma fark edilirse vakit kaybetmeden hekime ulaşılmalıdır.
Riskler ve Olası Komplikasyonlar
Her ameliyatta olduğu gibi pitozis ameliyatının da riskleri vardır. Kapak yüksekliği milimetrik bir ayar gerektirir ve her doku farklı iyileşir; bu nedenle sonuç her zaman tam olarak öngörülemez ve kişiden kişiye değişir:
- Yetersiz düzeltme: Kapak planlanandan düşük kalabilir ya da zamanla bir miktar yeniden inebilir.
- Aşırı düzeltme: Kapak gerekenden fazla kalkabilir; göz daha açık görünebilir ve kapanması zorlaşabilir.
- Asimetri: İki göz arasında kapak yüksekliğinde, kapak kenarının kavsinde ya da kapak kıvrımında fark kalabilir. Tek taraflı ameliyattan sonra diğer kapaktaki hafif düşüklük belirginleşebilir.
- Göz kuruluğu ve kapatma güçlüğü: İlk dönemde göz tam kapanmayabilir; kuruluk, batma ve sulanma olabilir. Bu durum çoğunlukla geçicidir ve damla ile merhemle yönetilir; uzarsa gözün saydam tabakasını (kornea) korumak için ek önlem gerekebilir. Öncesinde kuru göz yakınması olanlarda daha uzun sürebilir.
- Kanama ve enfeksiyon: Seyrektir ve ek tedavi gerektirebilir. Kaş askısında askı materyaline bağlı enfeksiyon ya da materyalin görünür hale gelmesi nadiren görülebilir.
- İz: Kesi izi çoğu hastada kapak kıvrımında solarak belirginliğini yitirir; bazı hastalarda daha belirgin kalabilir.
- Anesteziye bağlı riskler: Sedasyonun ya da genel anestezinin riskleri ameliyat öncesinde ayrıca konuşulur.
- Göz arkasında kanama: Çok nadir görülür; görmeyi etkileyebileceği için acil müdahale gerektirir.
Kapak yüksekliğinin ya da iki göz arasındaki dengenin ayarlanması için ek bir işlem (revizyon) gerekebilir; bu olasılık doğuştan düşüklüklerde ve kas gücünün zayıf olduğu durumlarda daha yüksektir. Riskler, sağlık durumunuza göre alınacak önlemlerle birlikte muayenede ayrıntılı olarak konuşulur.
Göz Kapağı Düşüklüğü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Pitozis ameliyatı zor mu, ne kadar sürer?
Yetişkinlerde ameliyat çoğunlukla lokal anestezi ve hafif sedasyonla yapıldığından, uyuşturma iğnesinin kısa süreli batması dışında işlem sırasında genellikle ağrı hissedilmez; sonraki günlerdeki gerginlik ve hafif sızı genellikle basit ağrı kesiciler ve soğuk kompresle hafifler. Süre; tek ya da iki kapağın ameliyat edilmesine, yönteme ve göz kapağı estetiğinin eklenip eklenmediğine göre değişir ve genellikle 1-2 saat arasındadır.
Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı kaç günde iyileşir?
Çoğu kişi 7-10 gün içinde masa başı işine, ikinci hafta içinde de sosyal hayatına döner; şişlik ve morluk genellikle 1-2 haftada belirgin şekilde azalır. Ağır egzersiz için genellikle 4-6 hafta beklenir. Kapağın yüksekliği ve kıvrımı ise şişlik çözüldükçe, 3-6 ay içinde netleşir; süreler kişiye ve yönteme göre değişir.
Ameliyattan sonra iz kalır mı?
Ciltte yapılan her kesi iz bırakır. Kapak kıvrımından yapılan onarımda iz kapağın doğal katlanma çizgisinde kalır; ilk haftalarda pembe görünebilir, çoğu hastada 3-6 ay içinde soluklaşır. Kapağın iç yüzünden yapılan yöntemde ciltte kesi yoktur; kaş askısında ise kapakta ve kaşın üzerinde, kişinin kendi dokusu kullanıldıysa uylukta da küçük kesiler bulunur. İzin son görünümü cilt yapısına göre değişir; güneşten korunmak ve sigara içmemek iyileşmeyi destekler.
Egzersiz, krem ya da bant düşük kapağı düzeltir mi?
Hayır. Egzersiz, krem, masaj ya da bitkisel uygulamalar gevşemiş ya da ayrılmış kirişi onarmaz ve doğuştan yeterince gelişmemiş kası güçlendirmez; bu nedenle yaşa bağlı ya da doğuştan düşüklük bu yollarla düzelmez. Kapağa yapıştırılan bantlar kapağı yalnızca takılı oldukları sürece kaldırır. Düşüklük bir sinir ya da kas hastalığına bağlıysa tedavi o hastalığa yönelik planlanır.
Botoks sonrası göz kapağı düşüklüğü olur mu, geçer mi?
Alın ya da kaş arasına yapılan botoks, nadiren kapağı kaldıran kasa yayılarak geçici bir kapak düşüklüğüne yol açabilir. Bu düşüklük genellikle ilacın etkisi azaldıkça kendiliğinden düzelir ve ameliyat gerektirmez. Böyle bir durumda uygulamayı yapan hekime başvurmak gerekir. Botoks ise gerçek bir kapak düşüklüğünü düzeltmez, çünkü kapağı kaldıran kası güçlendirmez.
Ameliyattan sonra kapak tekrar düşer mi?
Ameliyatta onarılan kas ya da kiriş çoğu hastada uzun süre yerinde kalır; ancak ameliyat yaşlanmayı durdurmaz ve dokular gevşemeye devam ettiği için yıllar içinde kapak seviyesinde bir miktar yeniden düşme olabilir. Kapak beklenen yüksekliğe ulaşmazsa ya da zamanla belirgin şekilde yeniden düşerse ikinci bir düzeltme ameliyatı planlanabilir. Sonucun ne kadar korunacağı kişiden kişiye değişir.
Düşük göz kapağı için hangi doktora gidilir?
Pitozis onarımını plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanları ile göz kapağı cerrahisiyle ilgilenen (oküloplastik) göz hastalıkları uzmanları yapar. Hangi hekime başvurulursa başvurulsun kapak, kapak derisi, kaş ve göz yüzeyinin birlikte değerlendirilmesi önemlidir; çocuklarda değerlendirme bir çocuk göz hastalıkları uzmanıyla birlikte yapılır. Ani başlayan ya da çift görme, göz bebekleri arasında fark veya baş ağrısıyla birlikte görülen bir düşüklükte ise beklemeden acil servise başvurulmalıdır; gün içinde belirgin şekilde değişen düşüklük de nörolojik değerlendirme gerektirir.
SGK bu ameliyatı karşılar mı?
Yalnızca estetik amaçla yapılan göz kapağı ameliyatları SGK kapsamında değildir. Kapak düşüklüğünün görme alanını daralttığı ya da çocuklarda görme gelişimini tehdit ettiği işlevsel durumlarda ameliyatın karşılanıp karşılanmayacağı resmî kriterlere göre değerlendirilir; bu, tıbbi gerekliliğin belgelenmesine ve ameliyatın yapılacağı kurumun SGK ile anlaşmasına bağlıdır. Kapsam bilgisini SGK’dan ve ilgili kurumdan teyit etmek gerekir.
Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı fiyatı neye göre belirlenir?
Ücret; tek ya da iki göz kapağının ameliyat edilmesine, uygulanacak yönteme (kas onarımı, kapağın iç yüzünden yaklaşım ya da kaş askısı), fazla derinin alınması ya da kaş kaldırma gibi aynı seansta planlanan ek işlemlere, anestezi türüne ve hastane hizmetlerine göre değişir. Daha önce ameliyat edilmiş bir kapağın düzeltilmesi ayrı bir planlama gerektirir. Bu nedenle net ücret, muayenede kapaklarınız değerlendirilip size uygun plan belirlendikten sonra bildirilir.
Muayene ve Randevu
Düşüklüğün nedeni, derecesi ve size uygun yöntem ancak yüz yüze muayeneyle belirlenebilir. Op. Dr. Ayberk Akçay, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanıdır ve EBOPRAS (Avrupa Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kurulu) fellow’udur; eğitimi ve sertifikaları hakkında bilgi alabilirsiniz. Teşvikiye, Şişli’deki muayenehanede kapak, kapak derisi ve kaş birlikte değerlendirilir; size uygun plan, sınırları ve iyileşme süreci birlikte konuşulur. Randevu için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve tanı yerine geçmez. Ameliyat sonuçları kişiden kişiye farklılık gösterebilir.
